Anasayfa | Tarihçe | Coğrafya |Üye Ol | Haber Ara | Foto Galeri | Ziyaretçi Defteri | Künye | İletişim |

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

ANKET

Sitemizi nereden buldunuz?







Tüm Anketler

LİNKLER

 

Uzun Bir Aradan Sonra…

Okunma  Yazar : Melek Öztürk
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 4182
Tarih  Tarih : 02 Mart 2013 11:45

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Ne kadar doğru olduğu ya da ne kadar yanlış olduğuyla ilgili uzun tartışmalar yapıldı. Konuyu gündeme getirenler ya da uygulamaya koyanlar dışında herkes doğru olmadığını savundu. Gerçi bunun çok da önemi yoktu, tüm demokratik sistemlerde olduğu gibi!

Açıkçası benimde konuya ilişkin net fikirlerim yoktu. Siyasetçilerin söylemlerini ya da pedagogların tezlerini çok da önemsediğim söylenemez. Ta ki gözlem yapma fırsatı yakalayana kadar.

Şu aralar üzerine tek laf bile edilmeyen (gündem çoktan değişti.) ama bence dikkate alınması gereken önemli meselelerden biri, oyun çağı çocuklarının okul sıralarında yer almak zorunda bırakılıyor olması. Oyun çağının kısmen başında yer alan 66 aylık çocukların ilkokula başlaması ne kadar normal bir karar bilemiyorum. Ancak gözlemlerimin bana söylediği; bu yaştaki çocukların anaokulunda olmaları gerektiği.

Bu yaştaki çocuklar okul kurallarını kavrayabiliyor ya da okuma yazma öğrenebiliyor. Bunları başaramazlar diye söylemiyorum. Ama bu yaş guruplarıyla daha önce karşılaşmamış sınıf öğretmenlerine böyle bir sorumluluk verilmesi, zaten yapılan ilk yanlış.

Ayrıca 66 aylık bir çocuğun verimli olabilmesi için derslerin yaratıcı dramayla, oyunlaştırılarak yapılması gerekir. Ancak sistem o kadar acayip ki 7 yaşındaki çocuklar 5 buçuk yaşındaki çocuklar aynı sınıfta eğitim görüyor. 7 yaşına gelmiş, daha önce bir sene anaokuluna gitmiş olan çocukla, ondan bir buçuk yaş küçük, okula ilk kez adım atacak çocuğun öğrenme kapasiteleri farklıdır. Eğer ikisini de aynı sınıfa koyarsan; eğitimci, ortalama bir eğitim şekli belirlemek zorunda kalır. Bu eğitim de 7 yaşında, anaokuluna gitmiş çocuk için sıkıcı olurken, küçük olan için de öğrenme sürecini zorlaştıran bir faktör haline gelir.

Kaldı ki tek sorun 5 buçuk yaşındaki çocuğun ilkokula başlaması da değil. Bu durumla bağlantılı olarak anaokuluna gitme yaşının küçülüyor olması da söz konusu sorunların başında geliyor. Bu kez de kreşte tuvalet eğitimi alması gereken ya da ailesi tarafından kreşe bile gönderilmeyecek olan çocuk bir anda ana sınıfı öğrencisi oluveriyor.

Anaokuluna gidecek öğrenci sayısındaki düşüş nedeniyle, öğretmenlerinin açıkta kalmasına filan da değinmiyorum bile.

Yani alt yapısı oluşturulmaksızın yapılan, daha da önemlisi en zayıf olduğumuz eğitim konusunda yapılan bir yenilik(!) daha… Bırakın çocuk gönlünce oyun oynasın. 5 buçuk yaşındaki çocuk için oyun, okuma yazmadan en az iki kat daha önemlidir. Çocukları erkenden okula başlatıp küçük yaşta beyin yıkamak mıdır amaç yeni sisteme göre, nedir?

Kendi seçimlerini yapamayacak yaşta olan insanların, yani çocukların, oyun özgürlüklerini elinden alıp, onlara boylarından daha büyük sorumluluk yüklemekten başka bir şey değildir, uygulanan şey.  

Birileri herkesin elinden bir şeyleri alıyor, farkındayız. Bunu minik çocuklara yapmasaydınız keşke. Aileleri, asılsız sağlık raporu almak zorunda bırakmasaydınız keşke… Asılsız sağlık raporu mu? İşte bir anormallikte sağlıktan. Normal olan ne var?

Haberi Paylaş: Facebook'a Gönder  Google Favorilerime Ekle  Twitter'a Gönder
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Nihat Öztürk Nihat Öztürk
MUHALEFETİN PROJELERİNİ HAYATA GEÇİRMEK
Seçtiğimiz Seçtiğimiz
Kar Tatili
Mesut Öztürk Mesut Öztürk
Torba yasada af neleri kapsıyor?
SeyfullahÖztürk SeyfullahÖztürk
Emeklilik
Muhsin Kadıoğlu Muhsin Kadıoğlu
Türklerin ve Müslümanların Tarihi Kızılelmaları Nerelerdi?
Eda Ergin Eda Ergin
Kıyamet
Melek Öztürk Melek Öztürk
Uzun Bir Aradan Sonra…
Dr.Gülay Öztürk Dr.Gülay Öztürk
Özümüze ve Sözümüze Sahip Çıkalım!
Bekir Öztürk Bekir Öztürk
10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü
Damak Tadımız Damak Tadımız
Soğanlı / Pırasalı Ekmek
Emrah Güngör Emrah Güngör
Sürü; Çoban Ve Köpeği
Bekir Keşmer Bekir Keşmer
Tirebolu, İstanbul'u Kıskanarak Kendini Anlatıyor

SON DAKİKA HABERLERİ

SAYAÇ

TAKVİM

GOOGLE ARAMA


GÜNLÜK BURÇ


YukariBogali.Gen.Tr basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Bu internet sitesinde yayınlanan haber, makale, yorumlar yazarını bağlar. YukariBogali.Gen.Tr sorumlu tutulamaz.
Copyright © 2009
Teknik Destek & Web Tasarım:
Altyapı: Mydesign
Mail: info@yukaribogali.gen.tr